Etiketler

, , , , , , ,

Sanat Fabrikası’nda Tiyatro Objektif’ten “Aşk Grevi”

Biraz önce Tiyatro Objektif’in “Aşk Grevi” oyunundan geldim ve müthiş eğlenceli bir gece geçirdim. Oyun; Ayvalık Sanat Derneği’nin Lokali’nde yani Sanat Fabrikası’nda sergilenmekte. Gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. O kadar çok isim saydım ki, şimdi okurken diyeceksiniz ki bu kadar çok grup nereden çıktı? Aslında sorunun cevabı basit, Tiyatro Objektif de, Ayvalık Sanat Derneği de, Sanat Fabrikası da birbirine temelden bağlı. Yani aslında isim ayırımı yapılmış fakat buraların yükünü taşıyan kişiler hep aynı değerli tanıdık yüzler. Ayvalık bu isimleri içinde barındırdığı için ne kadar şanslı, umarım hep beraber kıymetini biliriz.

Oyunumuz 16 Kasım ve 19 Kasım tarihlerinde gösterimlerine devam edecektir. Oyunumuz diyorum çünkü içeri girdiğiniz anda mekânın sıcaklığı, tarihi etrafınızı sarıyor ve birden oradan biri oluyorsunuz. “Ucundan tutayım bir işin” havasını soluyorsunuz. İşte bu havayı hissedebilmek için oraya gitmeniz gerekli. Evet, bende videoları izledim çok etkilendim. Başarmışlar dedim içimden, olmaz dedik, yapılamaz dedik ama onlar bir grup değerli insan inandılar ve gerçekten başarmışlar. Oraya gitmeliyiz çünkü -her şeyi kendi çabalarıyla mükemmel şekilde yapmışlar- fakat bizlerin yardımlarıyla her şeyin daha da güzel olmasına neden katkıda bulunmayalım ki?

Oyun ilk dakikasında sizi içine çekiyor ve orada olduğunuzu ara verilene kadar unutuyorsunuz, ancak aradayken bir çay molası verip kendinize gelebiliyorsunuz. Tabii ekonomiye can vermekte gerekli. 🙂 Çok büyük yükler altına girilmiş, etraftan gelen destekler çok güzel ama ne kadar yeterli olabilir bir şeyleri tam olarak anlatmaya.

Evde oturup dizi izleyeceğinize keyifli bir akşam geçirmek için güzel bir bahane. Gülme garantili olduğunu söyleyebilirim,  herkes içinde bir şeyler bulacaktır. Zaten oyun, herkes içinden bir şeyler bulsun diye özellikle seçilmiş gibi… Kadın, erkek atışmalarının en tatlısını gözlerinizle görüp kendi hayatınızdan bir parça bulmamanız mümkün değil. Anadolu’nun zengin kültürünü bir kez daha görüp, sanki o dönemin insanlarıyla aynı dili konuştuğunuz hissine kapılıyorsunuz. Olaylar her dönemde aynı gelişmiş, sadece inançlar değişmiş, birazda konuşmalar, her yerin etnik kültürüne dokunabildikleri kadar dokunmuşlar.

Oyunculuklara laf yok, haddim değil zaten… Ama bundan önce kalitesiz yapımlara, dizilere maruz kalmış olarak geleceğiniz için fazlasıyla tatmin olacaksınız. İçtenlikle oynandığı, her dakikasından keyif alınarak oynandığı o kadar belli ki! Orada zoraki bulunmadıklarını anlıyorsunuz, orada VAR olmak istedikleri için var olmuşlar ve bu onları daha da devleştiriyor sahne üzerinde. Orada büyük bir grubun içinde gibisiniz ve en çok birbirine takılıp şakalaşan arkadaşlar sanki yine karşılıklı atışıyor gibiler yanı başınızda. Sahne; öyle, sizden uzakta, sizin üzerinizde değil. Haşa sahneye saygısızlıktan değil ama oyuncuların yakınlıklarını arka sıranızdan, yanınızdan geçerken, elinizi sıkarken ya da elinize tutuşturabilecekleri herhangi bir şeyle hissedebiliyorsunuz. O anda sizde oranın bir parçası oluyorsunuz. Sahne altında oturmaktan keyif aldığım sanki aşağıda değil de benimde oynadığım bir “şey”di. Deneysel çoğu tiyatro, içine çekmek isterken seyircisini daha da gerebiliyor maalesef, burada öyle değil, siz ev sahibisiniz sanki, alkış yapıp, tempo tutuyorsunuz çalan şarkılara hiç düşünmeden yüzünüzde kocaman bir tebessümle.

O kadar çok yazılacak şey var ki aslında… Uzak kalmıştım bir süredir tiyatrodan, bilerek yaptığım bir perhizdi bu aslında. Ama bugün seyrederken onları nasıl zor durdum yerimde, atlamama gerek yoktu sahneye nasılsa beraber yuttuk tozunu sahnenin, spotların ışığı altında… Demem odur ki; bende bilirdim paylaşmasını yaptıkları güzel videoları, yapacakları etkinliklere “Belki” katılacağım derdim ayıp olmasın diye tanıdığım 3-5 kişiye. Ama yapmayın lütfen bu yazıyı okuduktan sonra randevu defterinize bir göz atın, akşam saat 20.30’da başlayan oyun 22.30’u bulmadan sona eriyor, tadı damağınızda kalıyor sonra. Otobüs saatlerinize de uygundur bence, bir gecelik kaçamak yapın hadi ve evdeki televizyonu aldatıverin sahneyle. Hiç pişman olmayacak bir sonraki oyunun saatini öğreneceksiniz oyun bitmeden önce. Paylaşabildiğiniz kadar paylaşın bu güzelliği sonrasında lütfen, konuşun etrafta, anlatın, merak uyandırın, gitmek için istek duysun herkes. Sadece onların da değil tiyatronun ihtiyacı var buna.

Sanat Fabrikası’nın bacasının hiç sönmemesi dilekleriyle…