Etiketler

, , , , , , , , , ,

 Annem Yokken Çok Güleriz

Anlatı olmasa biz nasıl var oluruz?
Bir hikâyemiz olmadan ne yaparız? Her birey bir hikâyenin parçasıdır. Üstelik onu tek, ilginç, “biricik” yapan hikâyesidir. Ya hikâyemiz yoksa ya da hikâyemizi söylemeye cesaretimiz yoksa daha kötüsü hikâyemiz diğer bireylerinki ile aynı ise, o zaman ne olur? İşte o zaman uydururuz. Kendimize, kendimiz için, kendimizi ve de herkesin bizi seveceği ve tabi ki;  üstün, dürüst,  tek kahramanın kendimiz olduğu, ilginç, özgün bir hikâye uydururuz.

Kendime, kendim için, kendimden bir hikâye yaptım. İzleyin, dinleyin bana bayılacaksınız.
Edinburgh Fringe Festivali ‘nde ödül alan, dünyanın birçok yerinde sahnelenen Annem Yokken Çok Güleriz;
yaşamın köşeye sıkıştırdığı, hikâyesini yitiren, dar gelirli bireylerin aile, baba-oğul ilişkileri ekseninde yeniden kendi hikâyelerini kurmaya çabalamalarının, ilginç bir anlatısı.

İrlandalı yazar Enda Walsh’ın Annem Yokken Çok Güleriz (The Walworth Farce) oyunu: Memleketi İrlanda’yı yüzleşmesi pek kolay olmayan bir geçmişi geride bırakmak adına terk edip, Londra’ya sığınan ve bu geçmişi uzak tutmak için yeni bir geçmiş üreten bir baba ve iki oğlunu anlatan, hareketli bir kara komedi.

Daha iyi bir insan olmak için; daha fazla şiddet. Daha iyi bir aile için; daha daha da fazla şiddet.  Ailelerden muaf sayılan gizli bir şiddete seyirci olacaksınız.

“Annem Yokken Çok Güleriz”  günümüzde toplumların iyi saydığı her kavramı ve kurumu ayakta tutmak için sıkça başvurulan,  ama başvurulduğu itiraf edilemeyen, şiddetin öyküsünü pek de tanık olmadığımız bir üslupla anlatıyor.

Kıyıda köşede kalmışların, sistemin çiğnediği bireylerin, gerçeğin işlemeyeceği kalın duvarları inşa edecek ne malları ne de mülkleri vardır. Onlar gerçeği ancak kurdukları öykülerle dışarıda tutabilirler. Bu öyküler, gerçeğe katlanabilmek için akla hayale gelmedik tuhaflıklarla doludur. Annem Yokken Çok Güleriz,  gerçeği “cici ailemizden” uzak tutmak için, insanoğlunun ne yaratıcıklara kadir olduğunun, bir garip komik hikâyesi.

Dış dünyanın yabanıllığından kaçıp sığındığımız en güvenli yer; yuvamız. Ancak Annem Yokken Çok Güleriz bu korunaklı yuvanın, dış dünyaya kapanmış bu güvenli evin de en az dışarısı kadar riskler taşıdığını, farsın da bir adım ötesinde, ilginç bir biçimde sahneye taşıyan bir oyun.

Bu dünyaya katlanabilmek için yaşamın provası olan oyunu, kendine göre kurgulayan, geçmişi istediği gibi yazan, idealleştiren ve bu dünyaya kendilerini ve başkalarını inandırmaya çalışanların kara komedisi.


Yazan : Enda Walsh
Çeviren : Mehmet Ergen
Yöneten : Mehmet Birkiye
Işık-Dekor Tasarım : Cem Yılmazer
Kareografi : Cihan Yöntem
Oyuncular : Hakan Gerçek  Bülent Şakrak  İlker Ayrık (konuk oyuncu)  Makbule Akbaş