Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

ROL YAPMAYIN LÜTFEN

TİYATRO VE SİNEMA OYUNCULUĞUNDA HAZIRLIK

Yazarlar: Eric Morris

Joan Hotchkis

 

Bölüm 2 / Hazırlığa Hazırlanma

Gerilimle Baş Etmek

 

Anahtar Cümle

Oynamak için rahat olmalısınız. Rahat olmak için rahatlamanıza yardım etmelisiniz. Olmak için olduğunuz her şeyi içermelisiniz. Bu da cesaret ister.

Fiziksel Rahatlatıcılar

Buradaki alıştırma grubu öncelikle fiziksel rahatlamayı sağlamak içindir. Yine de alıştırmaların çoğu birden fazla amaca hizmet edebilir.

1.       Ger ve Gevşet

Yere yatın ya da gerekiyorsa ayakta kalın. Tüm bedeniniz kaskatı olana kadar ayaklarınızdan başlayarak bedeninizin her bir parçasını yavaşça derece derece gerin ve gergin tutun. Sonra başınızın tepesinden başlayarak yavaşça, derece derece, başladığınız yere dönene kadar gevşetin. Bunu iki ya da üç kez yapın. Alıştırma kaslarınızı yorarak gevşemeye zorlar. Aynı zamanda bedeninize gerilimin değişken derecelerini fark etmeyi öğretir. Böylece sahnede gerilim oluştuğunda onu daha belirgin olarak tanıyabilir, ilgilenebilirsiniz. Burada asıl önemli olan bu alıştırmayı kendiniz için, kendinize göre yapmayı öğrenmenizdir, çünkü dürtüleri bastırmak epey kas gerilimi gerektirir ve bu kas gerilimi boşaldığında dürtüler akmaya başlar.

2.       Ağaar

Ağaar benim icat edilmiş sözcüklerimden biri ve benim için ağır, tembel, uyuşuk anlamına gelir. Bu ulaşmak istediğiniz bir fiziksel durum ve duygudur. Önce sırtınız düz, yere yatın. Sonradan kendi ağaar konumlarınızı bulacaksınız. Bedeninizin ağırlığının farkına varın, kafanızın, uzuvlarınızın; göğsünüzün, kalçanızın, baldırlarınızın, bacaklarınızın. İnsanlar ağırlıklarını kas gerilimi ve enerji ile taşırlar öyle ki hiçbir zaman kafamızın 7-8 kilo geldiğini düşünmeyiz ama o desteği çektiğimizde kafamız ağırlaşır. Alıştırmaya normal ağırlığınızı fark ederek başlayın. Sonra arttırın ve daha da ağır hissedene kadar ağırlığınızın duygusunu genişletin. Her biri bir seferde olacak şekilde, kollarınızı çok yavaşça kaldırarak Ağaar’ınızı testten geçirin ve bırakın kendi ağırlıklarıyla düşsünler. Her parçada yer çekimini hissederek bunu bedeninizin bütün parçalarıyla yapın. Bedenin desteğini çekerek, fiziksel gerilimi ortadan kaldırabilirsiniz.

3.       Bez bebek

İki ayağınızın üstünde ayakta durun. Buruşuk bez yığını gibi yere yığılana kadar başınızın üstünden başlayarak her seferinde bir omur olmak üzere yere doğru çekilmenize izin verin. Kollarınızın gevşekçe sarkmasına izin vererek, yavaşça yapın. Dizlere geldiğinizde, dizlerinizi bükün.

4.       OLMA Doğuşu

Bu alıştırma daha fazla zamanı –bir saat kadar- gerektirir ve gevşetmekten fazlasını yapar. Duyarlılaştırır ve etrafınızdaki daha önce önemsemediğiniz şeylerin farkına varırsınız. Oturarak ya da yatarak yapın, tercihen yatarak. Zihninizi düşüncelerden temizleyin ve bir tür uyanık uykuya geçin. Sonra yavaşça uyanın, ilk kez uyanıyormuş gibi. Şimdiki gelişmiş aklınızla ve kaslarınızla uyanın ama önceden hiçbir şey hakkında hiçbir ön deneyiminiz yokmuşçasına, her şeyi ilk kez oluyormuşçasına görün, duyun, hissedin, tadın, koklayın. Bütün kas hareketlerinizi yapabiliyorsunuz ama elinizi bile nasıl oynatacağınızın bilgisine sahip değilsiniz.

Her şeyi tek tek keşfedin ve öğrenin. OLMA Doğuşu rahatlamanın dışında da kullanılabilir. Akılla çözümleme, önceden belirleme karşıtı bir süreçtir. Yaptıktan sonra, ne çok şeyi hak diye kabul ettiğinizin ve ne kadar sıklıkla nesnelere ya da insanlara tepkinizi önceden belirlediğinizin farkına varırsınız.

5.       Derin Soluma

Yere yatın ve aldığınız her solukla daha derin soluyun. Dışarı bırakışınız da içeri alışınız kadar dolu olsun. Bedeniniz boş bir boruymuş, en sonunda soluk ayak tabanlarınıza varacakmış gibi genişleterek soluyun.

6.       Terk Etme

Bu alıştırma aşırı derecede gergin olduğunuzda ve barikatlarınızı aşmak istediğinizde faydalıdır. Geniştir, fizikseldir ve seslidir. Odada kendinize boş bir alan yaratın. Kolye, gözlük, saat ya da zarar verebilecek bütün nesneleri uzaklaştırın, kaldırın. Ya halının üzerinde ya da yumuşak bir yüzeyde yapın. Terk Etme ile “sara nöbetine” benzetilebilir bir şekilde kendinizi hızla savurun. Tekmeler atın, bedeninizi her yöne kıvırın, bağırın, çığlık atın ve ses bakımından olduğu kadar fiziksel bakımdan da her şey sizi terk etmiş olsun. Alıştırma tükendiğiniz noktaya kadar sürmelidir. Bittiğinde ağlayabilir, gülebilir ya da başka çeşit bir duygusal patlama, arınma yaşayabilirsiniz. Bu alıştırma, gerilimi ortadan kaldırdığı gibi daha derinlere inmek ve isteksiz duyguları serbest bırakmakta kullanılabilir.

7.       Boşaltım

Bu alıştırma Dr. George Bach’ın Vezüv alıştırmasına dayanır ve Terk Etme gibi geniş arındırıcıdır. Bütün düş kırıklıklarınızı, tatminsizliklerinizi, kızgınlıklarınızı, bıkkınlıklarınızı, ihtiyaçlarınızı, arzularınızı ifade ederek başlayın ve bütün bu bastırılmışlar bir patlama akışına ulaşana kadar sürdürün. Bitirdiğinizde, bir başka şey yapmada kendinizi serbest hissedeceksiniz.

8.       Şeytanla Baş Etme

Oyun yönetirken ve sınıfta oyuncularla çalışırken gerilim hakkında bir şey buldum. Bir kez gerilimi tespit edip içimizdeki varlığını ve o anda size ne yaptığını sözlü olarak kabul edince gerilim yer değiştirir. Ele geçirmek zordur. Göğsünüzde hissedebilirsiniz, tespit edin, o zaman bacaklarınıza geçer.  Saklanacak başka bir yer bulur. Bu alıştırmayı oyuncular Şeytanı –ki o bir şeytandır- gerilim şeytanın ta kendisidir- avlasın ve teşhir etsin diye icat ettim. Örneğin oyuncu genel bir rahatlık hissediyor olabilir, ama konuşmaya başladığında sesi titrer. Gerilim ses bölgesindedir. Yakınlarda bir filmde oynadım. Çekimden önce hazırlık yaptım, rahatladım ve benimle oynayacak kadın oyuncuyla ilişki kurdum. Artık sahneyi yapmaya hazırdım. “Motor” dendi sonra iki satır ilerleyince şeytan elini enseme koydu ve bütün kafam titremeye başladı.

Gerilimin düşmanı, teşhirdir. Eğer saklı kalmasına izin verirseniz kendini şiddetlendirir, arttırır. Ama herkese, yüksek sesle teşhir ederseniz, olduğunuzdan daha iyi olmaya ihtiyacınız kalmaz. Herkes gergin olduğunuzu biliyor, sessiz film oynamak yerine, kendinizi ondan kurtarma işine girişebilirsiniz. Bu alıştırma birçok alıştırma gibi, bilinç akışı şeklinde anbean gerçeğin akışını sağlayabilmek için de yapılabilir.

O bedeninizin çeşitli yerlerine kaçtıkça, tercihen birlikte çalıştığınız insanların önünde sözlü –sesli ya da yarım duyulabilir bir sesle- olarak şeytanınızı kovalayın. Örneğin: “Hah, ensemde bir gerilim hissediyorum. Merhaba Şeytan. Omuzuma geçti. Sağ omuzumda. Komik. Bir anda midemin kalktığını hissettim. Şimdi orada. Şimdi hem midemde, hem de omuzlarımda. Etrafıma bakıyorum. Çalışanları görüyorum. Yönetmenin konuştuğu insan da kim? Hah, şimdi sinsice sırtıma tırmanıyor. Merhaba, Şeytan. Nerede olduğunu biliyorum. Boğazım biraz kapanıyor gibi. Derin bir soluk alıyorum şimdi, tamam. Bütün olduğun yerleri biliyorum. Orada olmana izin vereceğim çünkü seni inkâr edemem…” Çalışmaya hazır olana kadar böyle sürdürün.

Joan, Gestalt alıştırmasına dayanan Şeytanla Baş Etme’nin aşağıdaki çeşitlemesini kullanır. “Şeytanı kendimden dışarıda bir yere yerleştiriyorum. Bir sandalyeye oturuyorum ya da karşımdaki bir nesnenin üstüne. Sonra onunla Joan olarak konuşuyorum. Ona. “Senden bıktım usandım Kara Korku. Bütün yaşamımı zehirledin. Her tarafımı ter içinde bıraktın, boğazımı kuruttun, oyunculuğun eğlencesini aldın götürdün. Senden kurtulma çabasıyla yorgun düştüm ama sen her zaman geri geldin” gibi şeyler söylüyorum. Sonra rolleri değiştiriyoruz ve ben, Joan’a konuşan Şeytan oluyorum. “Hadi bırak bu işi Joan, oyuncu olmaya çalışmakla kendini kandırıyorsun. Orta yaşlısın ve hala başaramadın. Hiçbir zaman da başaramayacaksın. Treni kaçırdın. Sen aslında varoşlarda yaşayan birinin şişko karısı olmalıydın,” gibi bir şeyler söylerim sonra tekrar Joan olurum ve ona “Kes artık! Benden yarımı alıp götürüyorsun! Yapmayı sevdiğim bir şeyi yapıyorum ve sen beni alaşağı edemeyeceksin!” Bazen bu diyalogla yarım saat geçiririm ve kendimi belirsiz bir düşmanın kurbanı gibi hissetmem çünkü düşmanı belirli hale getirmişimdir. Diyalog, bana kendimle yaptığım, inancıma ceza veren olumsuz konuşmayı sergiler. Şeytanımı nesneleştirir.

Anahtar Cümle

Ben kendi tarafımda olmazsam kim olacak?

9.       En İçteki Duyguyu Cıbırca[1] ile Teşhir Etmek

Bazen bakılan ilgi odağı olduğumuzdan değil de içimizdeki dağ gibi birikmiş, açığa çıkarılmamış dürtü ve duygulardan dolayı gergin oluruz. Bunların çoğu çok özel ya da kişisel olabilir, sözcüklerle dışarı vurmak istenmeyebilir çünkü sonuçlar doğurabilir. Bu hapsedilmiş duyguları dışa vurmamız gerekir ki altındaki ya da ötesindeki diğer yaşantılara ulaşabilelim. Bunları cıbırca ile ifade edebiliriz. Böylece dürtülerimizi, mahremiyetimizi etkilemeden serbest bırakmış oluruz. Bu alıştırma, başkalarının önünde yapıldığında diğer alıştırmalar gibi çok daha etkili olur.

10.   Yutma Alıştırması

Bu alıştırmayı bir özel derste belli bir oyuncu için kullandım ama sonra başka oyuncular için de kullanışlı olduğunu fark ettim. Seslerle ama sözsüz yapılır. Hareketler ve seslerle etrafınızdaki bütün nesneleri bedeninize alın, yutun. Giderek her yutuşla birlikte daha genişleyin, daha yüksek sesli, daha kuvvetli ve daha güçlü olun. Kendinizi güç ve enerjiden oluşan bir top gibi hissedene kadar sürdürün. Bu alıştırmayı iyi yapıldığında izlemek heyecan vericidir. Çünkü bir dakikada bir insanı boy bos bakımından büyüdüğünü ve müthiş çekicileştiğini görürsünüz.

 

Not: Bu yazı Eric Morris ve Joan Hotchkis‘in yazmış olduğu Rol Yapmayın Lütfen / Tiyatro ve Sinema Oyunculuğunda Hazırlık kitabından alınmıştır.


[1] Cıbırca: Seslerden, hecelerden oluşan sözcükleri olan, anlaşılamayan ve dünya üzerinde tanınmayan bir dil.