Etiketler

, ,

Neden ışık?

Tiyatro denildiğinde insanin ilk aklına gelen ışık değildir doğal olarak. Olmamalıdır da zaten. Işık çoğunlukla bir oyuna, bir dansa bir müziğe karışmalıdır, onu tamamlamalıdır. Işık bir eserle yarışmaz, onu daha çekici, daha güzel, daha anlaşılır yapar sahnede. Seyirci çoğunlukla bir aksilik olduğunda fark eder aslında ışığı “a ışık yok göremiyorum diye.” Aslında ışıkla çok şey anlatır bir tasarımcı sahnede. Seyirci bunu bir bütün olarak görebiliyor ve eseri basarili buluyorsa, hem

tasarımcı hem yönetmen basarili demektir Gelmek istediğim nokta, ışık bir eserle yarışmaz ona daha iyisini sunar. Uyumdur önemli olan sahnede. Işık on planda oyun arka planda ise bir yerlerde yanlışlık yapılmış demektir. Neden önemlidir peki ışık sahnede. Bir çok nedenden aslında. Işık size bir donemi, bir insani tanıtır. Işık bir duyguyu, bir çatışmayı , bir sevinci gösterir seyirciye belki çaktırmadan belki biraz çaktırarak. Günün hangi saatinde olduğunu anlar seyirci bazen. Bazen bir gün batımını, bazen yağmurlu bir havayı, bazen bir savası,bazen bir aşkı yansıtır tasarımcı ışığıyla. Bir donemi sadece sözlerle, kostümle, setle yansıtamazsınız ışığı da kullanmanız lazımdır sahnede. Işık tasarımcısı sadece ışığını bir yeri aydınlatmak için kullanmaz,

bir yerleri saklamak için de kullanır. Bir gölge bazen size bir çok şey anlatır sahnede. Işığın yönü, şiddeti, rengi, diğer ışıklarla olan kombinasyonu seyirciye bir çok ip ucu verir oyun hakkında yönetmenin haberi olmalıdır projenin her devresinde.Onlarda ayni şekilde fikirlerinden beni haberdar etmelidir aralıksız olarak .Teknik provaya gelinince benim  ışığımla kostümlerinin

renginin değiştiğini söyleyen bir kostümcü varsa proje aşamasında bir yanlışlık yaptık demektir örneğin. Ayni şekilde ben teknik prova sırasında istediğim renkleri elde edemiyorsam set üzerinde yine ortada bir yanlış anlaşma var demektir. Bütün tasarımcılar yönetmenin bilgisi altında bir arada çalışmalıdır. Siz eseri nasıl görürseniz görün eğer yönetmen esere başka bir boyuttun bakıyorsa siz de onun boyutuna geçis yapmak zorundasınız demektir. Bir tasarımcı uyumu yakalayabilmek için sadece eseri ve takım arkadaşlarını çok iyi tanımakla kalmaz seyirciyi de irdeler. Türkiye de kullanacağınız bir renk tonu ile Fransa da kullanacağınız bir renk tonu ayrıdır örneğin. Detaylı bir örnek vermek gerekirse, bir kültürün “deniz mavisi” öteki kültürün “deniz mavisi”nden farklıdır.